Memur, Tuncelili ve Alevi diye baskı gördüğü iddiasıyla dava açtı..

     TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı da, Togacar’ın Ertemür aracılığıyla yaptığı başvuruyu işleme koydu. Ertemür, “ ve Tuncelili olduğu için amirlerinin asıl yapması gerekenin dışında temizlik işleriyle görevlendirmesi iddialarının kabul edilmesi mümkün değil. Komisyon olarak araştıracağız ve gereken ne ise onu yapacağız” dedi.

 

    Kütüphanede zorla temizlik işi yaptırılan Togacar’a, yasal olmamasına rağmen, bu görevi yazılı olarak da bildirildi. Bilgisayar kullanması, resmi evrakı görmesi yasaklandı. Togacar kendisine neden böyle davranıldığını sorması üzerine, arkadaşları ve birim yöneticilerinden “Sen Tuncelili ve Aleviymişsin. Onun için yapıyorlar, memurluktan atmak için” yanıtını aldı. Üst amiri T.Ç. de “O bizden değil, onu buraya kim gönderdi?” diye incitici suçlamalarda bulundu. “Tuncelili terörist kız, devlet düşmanı” gibi dedikodular yayılırken Nisan 2009’da aynı üniversitenin Güzel Sanatlar Fakültesi’ne gönderilen Togacar’a burada da uzman olduğu alanda iş yaptırılmadı.



      Kabile ya da en fazla aşiret ölçeği sınırındaki 'kimliklerimize' yapışık dar kafalılığımızla, 'köken' polisliğine kalkışırız. Bu imtiyazlı yetkili 'halimizin', hastalıklı öfkesiyle siper kazıp cehd başlattığı kimliklerin başında 'Tuncelilik ve Alevilik' gelir.

   Mütecaviz köken hafiyelerinin yelelerini sallayarak boğazına çöktüğü 'Tunceli künyesi', 'zararlı soy-sopa' müdahale algısına maruzdur.

   Otoriter eğilimin tarihsel olarak mahsurlu addettiği 'Tuncelilik ve Alevilik', ikili fesatlık ve nifaklıkla malul edilmiştir. Çünkü nizami ananemizde de 'Tuncelili' ibaresi 'sakıncalı vatandaşlığın' sicil bilgisidir.

    Tarihimizin derin mutabakatla 'sessizliğe' gömdüğü Dersim diyarının 'gerçekleri' yeni yeni dillenmesiyle bile asaplar bozulurken, müteessir olunamadı.
Milli kadronun 'Tunceli kimliğine'istihbarati dikkati 73 yıllık ahlaki borçtan sıyrılmak için olsa gerek.

Uşak Üniversitesi'ne memur sınavında 85 puan alarak 'inşaat teknisyeni' olarak giren Derya Togacar, 'Tuncelili ve Alevilik' sicilkıyımının son mağduru.

     İradi seçimsiz ve eylemsiz 'sadece ve sadece Tunceli hane bilgisiyle' aşağılanıp, incitildi.


Kütüphanede temizlik işçisi diye çalıştırılan Togacar, bilgisayar ve resmi evrak görmesi yasaklanarak üst amirleri tarafından 'o bizden değil, onu kim buraya gönderdi' denilerek psikolojik darp uygulandı .

İzmir 9 Eylül Üniversitesi'ne geçiş için başvuran Togacar'a önce olumlu daha sonra da 'sicil notları' yüzünden olumsuz cevap verildi.

Togacar uğradığı ayrımcılık, mezhepçilik ve hakaret için Manisa İdare Mahkemesi'ne dava açtı, üç yıldır davası sürüyor.

Diğer yandan 'kadın' olmak, 'Tuncelili' olmak üstüne üstlük adı 'Emek' olan gazete çıkartarak Milli Eğitimin politikalarını eleştirmenin 'put kırıcı cürmüne' cevap da çok 'elektronikti!'.


Tunceli'de yayın yapan tümüyle kadınların çıkardığı 'Emek Gazetesi' ildeki eğitim sisteminin 'yetersizliği' hakkında bir yazı yayınlandı.

Yazıdan sonra gazeteye 'vurucu-kobra' isimli 'militer-müstehcen' imalı bir e-mail adresinden ağır tahrik mesajları geldi. Kadın gazetecilerin savcılığa başvurmasından sonra savcılık araştırması sonucunda mesajları Tunceli İl Milli Eğitim Şube Müdürü'nün yolladığı ortaya çıktı.

Heyecanlı kobra hakkında soruşturma açıldı.


Bu 'devletçi zat', üstelik fazla mesai yapıp Tunceli genelinde müdür, eğitmen ve yöneticilerin memleket, sendika bilgilerini de fişleyerek 'vatan hizmetini' kusursuzca ifa etmişti.

'Vurucu-kobra' zihniyetinin zehirlerini Tunceli Emek Gazetesi kadınları geri püskürtmeyi başardılar.

Memur Togacar ise TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'na yazdığı mektubun cevabını bekliyor.


Yurt sathında 'sırıtan ayrımcılık sivri dişlerini', yoksuldan yaşlıya, engelliden kadına, Alevi'den Roman'a geçiriyor, Ceza yasasının 122. maddesinden yani 'ayrımcılık yasasından' şimdiye dek sadece bir kişinin mahkum olması da tesadüf olsa gerek.

kaynak:alevigündem

Yorumlar

Replied

Tuncelili olmak

UşakTa meydana gelen olay ilk değildir sonda olmayacak. Aynı hususta İdari mahkemede benimde davam mevcuttur. O kadarki kurum müfettişleride kendilerini aklamak vede beni sindirmek için olmadık nedenlerle gerçek dışı vede hukuk dışı disiplin cezaları verdiler. Bunlarda şuan Danıştayda. İşin kötü vede tehlikeli olan tarafı maalesef İdari Mahkemeler bunu hukuka uygun buldular. Onlarca ulusal vede uluslar arası kanun maddesine rağmen. Bakalım Danıştay ne sonuç verecek.
Bunlarla mücadale ederken maalesef kimseden hukuksal destek alamadım. Kendi çabalarımla davalarımı devam ettirmeye çalışıyorum. Bu konuda azda olsa duyarlı vede hassas olan hukukçulardan gerçek destek bekliyorum.
Akıl istemiyorum. Hukuksal destek istiyorum.
İhtiyacımız olan şey doğru zamanda doğru yerde olacak hukukçular ve dik duracak canlar.
Saygılar sunuyorum.
Uşak'ta mücadalesini hukuki boyuta taşıyan bu canımıza binlerce teşekkür.
Kendimce yaptığım bir araştırmada bu hususta bir tek emsal karar yada dava bulamadım.

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
CAPTCHA resmi
Resimde gördüğünüz karakterleri buraya yazınız.

Galerilerden..

büyük alevi kurultayı 2010

Kullanıcı girişi